Gundem
Gazeteci Enver Aysever, 10 ay hapis cezasıyla tahliye edildi

Gazeteci Enver Aysever, geçtiğimiz günlerde Küçükçekmece 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Hükümle birlikte, Aysever'in tahliyesine karar verildi. Bu durum, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü konularında önemli bir tartışma başlattı.
Duruşma Süreci ve Savunmalar
Duruşmaya katılan Enver Aysever, savunmasında sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirtti. Aysever, Türkiye'deki sağ ve sol kesimleri kutuplaştırmak amacıyla konuşmadığını ifade etti. Ayrıca, çektiği videoda başka kişilerin de benzer açıklamalarda bulunduğunu vurguladı. Bu bağlamda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'na dair yaptığı açıklamaları referans gösterdi.
Aysever, "Benim sözlerim düşünce özgürlüğünü ifade etmek bağlamında değerlendirilmelidir." diyerek, kendisinin herhangi bir tahrik ya da somut tehlike oluşturmadığını savundu. Duruşmada beraatini ve tahliyesini talep etti. "Ben bir gazeteci olarak ABD'nin ve İsrail'in yapmış olduğu bu zulmü eleştirmek istiyorum." diyerek, gazetecilik çerçevesinde görevini yerine getirdiğini belirtti.
Cumhuriyet Savcısının Mütalaası
Duruşma sırasında cumhuriyet savcısı, Aysever'in "halkın bir kesimini alenen aşağılama" suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Ancak mahkeme, sanığın "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan 1 yıl hapis cezası verilmesine karar verdi. Mahkeme, takdiri indirim uygulayarak cezayı 10 aya indirdi ve sanığın bir daha suç işlemeyeceği kanaatine vararak tahliyesine hükmetti.
İddianame ve Suçlamalar
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Aysever'in 11 Aralık 2025'te tutuklandığı ve 10 Aralık 2025'te yayınladığı videoda yaptığı açıklamalar nedeniyle soruşturma başlatıldığı belirtiliyor. İddianamede, Aysever'in sözlerinin, Türkiye'deki çeşitli siyasi partilerin ve onların destekçilerinin hedef alındığına dair ifadeler yer alıyor. Bu durum, halkın büyük bir kesimine yönelik hakaret içerikli sözler olarak değerlendirildi.
İddianamede, Aysever'in basın özgürlüğü sınırlarını aşarak "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" eylemini işlediği vurgulandı. Aysever'in, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Ancak mahkeme, sanığın tahliyesine karar vererek cezasını erteledi.
Bu gelişmeler, Türkiye'deki basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Enver Aysever'in durumu, gazetecilerin karşılaştığı zorlukları ve yargı süreçlerini gözler önüne seriyor. Aysever'in tahliyesi, birçok gazeteci ve insan hakları savunucusu tarafından olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi.
Sonuç olarak, Enver Aysever'in durumu, Türkiye'deki basın özgürlüğü mücadelesinin önemli bir parçası haline geldi. Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılanan birçok meslektaşı için bir örnek teşkil edebilir. Aysever'in ifade özgürlüğü konusundaki talepleri, toplumda geniş yankı bulmuş durumda.




