Gundem
Yargıtay'dan Kira Anlaşmazlıklarına İki Önemli Karar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira sözleşmelerine ilişkin iki önemli karar alarak, kira anlaşmazlıklarının çözümünde belirsizlikleri ortadan kaldırdı. Bu kararlar, kiracı ve ev sahipleri arasındaki ilişkileri etkileyen önemli düzenlemeler içeriyor. Yüksek Mahkeme, ilk kararında tahliye taahhütnamelerine itirazları sınırlarken, ikinci kararında ise taraflardan birinin durumu ‘çekilmez hale’ gelirse sözleşmenin her zaman feshedilebileceğine hükmetti.
Kira Sözleşmelerinin Feshi Hakkında Yeni Düzenleme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 12 Mart 2026 tarihli kararına göre, 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 331. maddesi uyarınca, taraflar arasındaki anlaşmazlık 'çekilmez hale' geldiğinde, kira sözleşmesi süresinin dolmasını beklemeye gerek kalmadan feshedilebilecek. Bu durum, kiracı ve ev sahipleri için yeni bir hak doğuruyor.
Özellikle, Anamur'da yaşanan bir kira anlaşmazlığına ilişkin dosyada, ev sahibinin kiracıyı tahliye etmek istemesi üzerine Yargıtay’a taşınan dava, bu yeni düzenlemenin uygulanabilirliğini göstermektedir. Anamur Sulh Hukuk Mahkemesi, ev sahibini haksız bulmuştu; ancak Yargıtay, çekilmezlik durumunu dikkate alarak farklı bir karar verdi.
Çekilmezlik Halinin Tanımı ve Uygulama Alanı
Yargıtay, çekilmezlik halinin varlığı durumunda, taraflardan her birinin sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğunu belirtti. Bu durum, konut ve iş yeri kiraları dahil olmak üzere her türlü kira ilişkisini kapsıyor. Yani, kiracı veya ev sahibi, karşı tarafın davranışları nedeniyle sözleşmenin devam etmesini istemiyorsa, fesih hakkını kullanabilir.
Bu karar, kiracıların ve ev sahiplerinin haklarını korumak amacıyla alınmış bir düzenleme olarak değerlendiriliyor. Yargıtay’ın bu yaklaşımı, gelecekteki kira ilişkilerinde daha net bir zemin oluşturacak gibi görünüyor.
Tahliye Taahhütnameleri Üzerine Önemli Bir Karar
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin ikinci kararı, tahliye taahhütnameleri üzerineydi. Ev sahiplerinin kiracıdan tahliye taahhütnamesi alma süreçlerinde yaşanan belirsizlikleri ortadan kaldırmayı amaçlayan bu karar, kiracıların serbest iradesiyle bu belgeleri imzaladığını kabul etti. Yargıtay, kira sözleşmesinin imzalanmasından bir gün sonra düzenlenen tahliye taahhütnamesinin geçerliliğine vurgu yaptı.
Bu karar, kiracıların tahliye taahhütnamelerini imzalarken baskı altında oldukları iddialarını sorguluyor. Yargıtay, kiracıların bu tür belgeleri imzalarken serbest iradeleriyle hareket ettiklerini kabul ederek, kiracının sözleşmeye bağlı kalma yükümlülüğünü güçlendiriyor. Kiracıların, tahliye taahhütnamesinin baskı altında imzalandığını ispatlamak için başka belgeler sunmaları gerektiği belirtiliyor.
- Kira sözleşmelerinin feshi, çekilmezlik durumunda her zaman yapılabilir.
- Tahliye taahhütnameleri, kiracının serbest iradesiyle verilmiş sayılır.
- Kiracı, tahliye taahhütnamesinin baskı altında imzalandığını ispatlamak zorundadır.
Sonuç olarak, Yargıtay’ın bu iki kararı, kira ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası oluşturuyor. Kiracı ve ev sahipleri arasındaki anlaşmazlıkların çözümüne yönelik yeni bir perspektif sunan bu kararlar, hukuki süreçlerin daha sağlıklı bir şekilde işlemesine katkı sağlayacak. Her iki taraf için de hakların korunması, kira sözleşmelerinin daha adil ve tarafsız bir çerçevede yürütülmesine olanak tanıyacak.




